
Sokrat, müdafaasında, aleyhinde tezahürat yaparak konuşmasını sık sık kesen dinleyicilere dönüp;
- Ey Atinalı’lar… Bırakınız konuşayım. Kendimi kurtarmak için değil, hakikatları ortaya koymak için konuşuyorum. Diyordu.
Sokrat’ın muhakemesi açık yapılıyordu. O’nun fikir ve düşüncelerine, temsil ettiği felsefi zihniyete karşı olan dinleyiciler, Sokrat’ın konuşmasını istemiyorlar, sözlerine katlanamıyorlardı.
Sokrat’ın müdafaası çok ikna edici idi. O’na cevap veremeyenler, bu defa da, müdafaanın sesini boğmak gayesi ile müdahale ediyorlar; hakimler de buna mani olmuyorlardı.
Hakimler Sokrat’ı ölüme mahkum etti.
Fakat; Sokrat halk vicdanında beraat etmiş ve O’nu müdafaa hakkına kıymet vermeden ölüme mahkum edenler, kamu vicdanından ebedi mahkumiyet kararı almışlardı.
*** *** ***
Bu dizi yazımda kamu vicdanının sesi olan Sivil Toplum Kuruluşları (STK) dosyası ile karşınızdayım.
Öncelikle biz avukatların STK’larını, daha sonra da ülkemize yön veren STK’larını dikkatlerinize sunacağım…
*** *** ***
İlk olarak HUKUKÇULAR DERNEĞİ’ndeyim.
HUKUKÇULAR DERNEĞİ 1970 yılında İstanbul da kurulmuş, dernek merkezi Edirnekapı’ da. Tarihi ve huzurlu bir ortam.552 üyesi var. Dernek genel merkezinde çok güzel karşılanıyoruz, samimi, sıcak bir ortam. İnsanların ilişkileri çok candan ve içten.. Dernek koordinatörü Avukat Betül Avcı Hanımefendi hukukçu nezaketi ile derneğe ilişkin bilgiler veriyor… Yönetim Kurulu Başkanı Av.Hüsnü TUNA,Onursal Başkan Av.Necati CEYLAN ,Başkan Yardımcısı Av.Kamil Uğur Yaralı, Genel Sekreter Av.Yasin ŞAMLI ve Av.Betül AVCI konularında uzman, başarılı, dinamik, sevilen ve beğenilen ünlü avukatlar.. Başkan; üyelerce çok sevilen, sayılan, tecrübeli ve başarılı hukukçu ünlü Avukat Hüsnü TUNA ile hukukçular derneği’ni ve hukuku söyleşiyoruz;
Hukukçular Derneği’nin vizyonu ve misyonu nedir?
Hukukçular Derneği, evrensel insan haklarını temel alan sivil bir örgüttür.
İnsan hakları anlayışının ve varlığa bakışının temelinde, Dünya üzerindeki bütün varlıkların insanlara emanet olarak verildiği inancı yatar. Bu inanç ve anlayış insanının kendi bedeni üzerindeki tasarruf hakkını da kapsar. Derneğimiz, bu ilkesinden ve anlayışından taviz vermeden faaliyetlerini devam ettirmektedir.
Derneğimizin temel haklar yaklaşımının özünde, insanın ontolojik özgürlük ve güvenlik sorununun nihai olarak çözülmesi arayışı yatar. İnsanların doğuştan sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin hangi sebeple olursa olsun ortadan kaldırılması kabul edilemez.
Bu anlamda her insanın yaşama hakkı, bedeninin her türlü tecavüz şiddet ve işkenceden korunması, neslini sağlıklı bir şekilde devam ettirme hakkı, adil yargılanma hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, eğitim ve mülkiyet hakkı nereden ve kimden gelirse gelsin, her türlü ihlal ve saldırıya karşı teminat altına alınmadıkça, adil ve yaşanabilir bir Dünya' nın kurulmasının mümkün olmadığı gerçeğinden hareket eden derneğimiz, bu değerlerin korunmasını hedef alır.
Derneğimiz, temel haklar yaklaşımına bağlı olarak hukukun üstün tutulmasını ve korunması için adaletin hemen gerçekleştirilmesini vazgeçilmez görür. Üye sayısını artırarak kamuoyundaki hukuki etkinliğini sürdürmek gayesini gütmektedir. Uzun vadede ülke gündeminde yaşanan hadiseleri (şayet olumsuz ise) olumluya çevirmek ve hukuki tartışmalarda yön verici olma yolundaki çalışmalarla sembol olabilme gayretindedir. Tarz ve metodu değişmeyen prensiplere bağlıdır.
Türkiye de hukuk neden bu kadar yaralı? Toplum nezdinde neden hukuka ve hukukçuya güven yok? Türk hukukunda tespit ettiğiniz bu aksaklıkların giderilmesine ilişkin reçete yazdınız mı? Ne kadarı uygulanabilir?
Yargıdaki mevcut personelin yetersizliği ve hakim savcıların iş yükü hukukun yavaş işlemesine ve beklenen neticenin geç alınmasına neden oluyor. Adalete ayrılan bütçenin yeterli olmaması da sistemin tıkanmasında önemli bir faktör olarak dile getirilebilir. Siyasi anlamda zaman zaman yargıya yapılan müdahaleler de verilen kararların adil olmadığı, objektif olmadığı kanaatine neden oluyor. Adalet teşkilatının yenilenmesi ve imkânların genişletilmesi bu sıkıntıların giderilmesi için atılacak önemli adımların başında geliyor. Hukukçular Derneği bu anlamda siyasilere ve meclis adalet komisyonuna yaptığı tespitler, öneriler ve hazırladığı teklifler ile yargı mekanizmasının önünün açılmasında üzerine düşeni yapmaya devam etmektedir.
Hukukçular Derneği bakış açısını ve duruşunu hukuk perspektifinden ayırmadan ve hukuksuzluk kim tarafından işlenirse işlensin önyargıdan uzak bir anlayışla muhafaza eder. Ayrıca üyelerinin mesleki gelişimine önem verir bu doğrultuda çalışmalar yapar. Meslektaşlar arasında beraberliği ve paylaşımı sağlamak için etkinlikler düzenlemesi de hukukçular için önemsenen bir husustur.
Avukatlara ilişkin yenilikçi girişimleriniz neler? Sosyal aktiviteler ve avantaj hizmetleriniz var mı?
Düzenli olarak yaptığımız mesleki çalışmaları ve sosyal aktiviteleri, üyelerimizin mesleki ve sosyal gelişimi açısından oldukça önemli buluyoruz. Öte yandan meslektaşlarımız arasındaki paylaşım ve beraberlik anlamında yapılan faaliyetler üyelerimizin ciddi kazanımlar edinmesine vesile oluyor.
Türk Hukukunu uluslararası hukuk arenasında temsil ettiniz mi? Sonuçları neler oldu?
2006 yılı sonunda AGİT'in İnsani Boyut toplantısına katıldık. Ayrıca AİHM'deki birçok davada gözlemci olarak bulunduk. Ağustos ayında Çeşme'de yapılan bir toplantı ile kurulmasına karar verilen Uluslar arası Hukukçular Birliği'nin kuruluş çalışmasına öncülük ettik. Yönetim Kurulumuzdan bazı isimler de sık sık uluslararası toplantılara katılarak derneğimizi temsil etmektedirler.
Batılı hukukçuların Türk Hukukuna ve hukukçularına bakış açısını değerlendirdiniz mi?
Bu konuda zaman zaman yazılmış makaleler ile meslektaşlarımız konuyu ele alıyorlar. Ayrıca yurtdışından gelen misafirlerimiz ile de bu konuyu mülahaza etme imkânı buluyoruz. Dolayısı ile sık sık gündemimize giren bir konu olarak özellikle mevzuattaki değişikliklerde bu değerlendirmeyi yapmaya bir anlamda mecbur kalıyoruz. Örneğin en son İngiltere'den gelen ve mahkemelerde uzlaşmacı olarak görev yapan William Marsh ile Türk hukuk sistemindeki "uzlaşma" müessesesini konuştuk ve mukayeseli olarak gelinen noktayı değerlendirdik.
Yakında planladığınız ulusal-uluslar arası aktivasyon programınız var mı?
2008 yılı başında yapmayı planladığımız uluslararası bir sempozyum hazırlığımız var ve bu sempozyuma dünyanın birçok yerinden hukukçuları bekliyoruz.21.yüzyılda hukuku ve hukukun işleyişini, insan hakları anlamında gelinen noktayı değerlendirmeyi planlıyoruz.
Genç hukukçulara ve hukukçu olmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler?
Öncelikle mesleği sevmeleri ve gerekli özveriyi göstermeye hazırlıklı olmaları gerekiyor. Hukukçu olmak sürekli okumayı ve araştırmayı, yeni gelişmeleri takip etmeyi gerektirdiği için genç arkadaşların bunu göz ardı etmemeleri gerekiyor.
Çalışmalarınızı beğeni ile izliyor ve hukuka katkılarınızın artarak devamını diliyorum…
Teşekkür ederim…
Sevgili okurlarım hoşça kalın…
Gelecek STK: Demokrat Hukukçular Derneği
STK ADI : HUKUKCULAR DERNEĞİ
KURULUŞ : 1970
MERKEZ : İSTANBUL
ÜYE SAYISI : 552
BAŞKAN : AV. HÜSNÜ TUNA
YAYIN ORGANI HUKUK DÜNYASI DERGİSİ 3 AYDA BİR YAYINLANIR
İLETİŞİM : HUKUKÇULAR DERNEĞİ
Savaklar Caddesi Eminbaba Köşkü No:1
Edirnekapı - Eyüp / İstanbul
Tel: 0 212 532 26 67 - Fax: 0 212 533 69 48
www.hukukcular.org.tr - hukuk@hukukcular.org.tr
Hukukçular Derneği Üyesi ; Başarılı ve Ünlü Avukatlardan Bazıları :
Betül Avcı, Fatma Benli, Gülden Sönmez, Sibel Eraslan, Şeyma Dövücü, Ahmet Cengiz Tangören, Ahmet Taylan, Cüneyt Toraman, Hasan Pilavcı, Hüsnü Tuna, İsmail Tuğrul,
Kamil Uğur Yaralı, Mehmet Cihan, Mehmet Katar, Necati Ceylan, Necip Kibar, Nihat Karataş, Reşat Petek, Yasin Şamlı
DERNEĞİN YAYIN ORGANI; 3 AYDA BİR YAYIMLANAN HUKUK DÜNYASI DERGİSİ
Başkan Av.Hüsnü TUNA İngiliz hukuk heyetinin derneği ziyareti
Soldan sağa Av.Kamil YARALI-William Marsh-
Başkan Av.Hüsnü Tuna- Av.Yasin ŞAMLI
Dernek logosu
HUKUKCULAR DERNEĞİ BİR BASIN BİLDİRİSİNDE